Word ile hazırlanan dosyaları pdf dosyasına çevirdiğinizde resimlerin bozulması nasıl engellenir?

by oozturk 6. February 2010 12:10
uzun zaman sonra tekrar yazmaya başlıyorum ve ilk yazım teknik olmayacak. Pdf'e çevrilirken resim kalitesinin bozulmaması nasıl engellenir? Konu bu. Microsoft Word 2007, eski sürümlerine nazaran resimleri daha farklı işliyor ve genelde durum tamamen bundan kaynaklanıyor. Siz zaten bu yazıyı okumadan önce muhtemelen pdf kaydetme ayarlarından en yüksek kaliteyi seçtiniz ve bu denemenizde de istediğiniz neticeyi elde edemediğiniz internette aradınız. Şöyle yardımcı olmaya çalışayım. Pdf'e çevrilecek word dosyalarınızda png ya da gif yerine jpg kullanmanız çok büyük ihtimalle sorunlarınızı neredeyse tamamen ortadan kaldıracaktır. Bunun yanı sıra hazırlayacağınız jpg dosyasının 300dpi çözünürlükte olmasını da tavsiye ederim. Sorununuz çözülmedi mi? O zaman sanırım siz resim dosyasını word'e ekledikten sonra resmin özelliklerini değiştirip word içerisinde istediğiniz gibi gözükmesini sağladınız ancak pdf'e çevirince istediğiniz neticeyi alamıyorsunuz? O zaman da şöyle söyleyeyim, istediğiniz görüntüyü resim dosyanızda hazırlayıp sonra hazır olan resmi word dosyanıza ekleyin, sorununuz yine çözülecektir. En azından benim sorunum bu adımlar ile çözüldü. Yine de, sorununuz çözülmediyse eğer mail atarsanız yardımcı olmaya çalışırım. İyi günler dilerim.

Tags: , , , , ,

Acrobat

Windows aktivasyonu başarısız oluyor, ne yapmalı? nasıl yapmalı?

by oozturk 3. September 2009 13:19

Selamlar,

Windows kurulumunda ürün kodunu girdiğiniz halde kurulu windows'unuzu aktive etmek istediğinizde eğer aktivasyon hatası alıyorsanız yapmanız gereken şey çok basit. Aktive etmek için kullanılan tuşun da bulunduğu sistem özellikleri ekranından ürün kodunu değiştir tuşuna basarak ürün kodunu tekrar yazıp daha sonra aktive etmeye çalışırsanız bu sefer yapacaktır. Tabii bu anlattığım ancak ürün kodunuzu doğru girmeniz ve ürünün lisanslı olması durumunda işe yarayacaktır. 

Tags: , ,

Windows

Hyper-V hakkında.

by oozturk 3. September 2009 11:13

Selamlar,

Windows Server 2008'i kurduğum anda Hyper-V kurlumuna giriştim. Artık Windows Server'ı da yönetmek çocuk oyuncağı neredeyse; Herhangi bir Role ya da Feature eklemek istenildiğinde nelere dikkat etmek gerektiğini kurulumdan sonra neler yapılması gerektiğini bir bir belirtiliyor. Hyper-V için de bazı ayarlara gerek varmış. Fiziksel bilgisayarın bios'unda işlemci ile ilgili iki seçeneğin aktif hale getirilmesi gerekiyor yoksa Hyper-V çalışmıyor. Neyse, daha önceden VMWare yada Sun'ın sunduğu virtualization olanaklarından ve Microsoft'un sunduğu Virtual PC ve Virtual Server'dan sonra Hyper-V de bir alternatif olarak karşımızda şimdi. Virtual Server'ın yerini mi alacak tartışmalarına da cevap verildi, hayır. Virtual Server, Hyper-V'den ayrı olarak geliştirilmeye devam edecek. Yani veliahtı değil, rakibi.

Virtual PC ve Virtual Server'la karşılaştırınca doğru düzgün bir sanallaştırma sunduğunu söyleyebilirim. İstenildiği kadar bellek, işlemci tahsis edilebildiği gibi ağ bağdaştırıcısı(ları) tahsis edilebiliyor. Ayrıca birden fazla sanal makinenin aynı ethernet kartından faydalanması da yine sağlanabiliyor. Ağ ayarı olarak ister normal bir bilgisayar gibi bütün ağa erişim sağlanabiliyor, ister yalnızca üstüne kurulu olduğun bilgisayarla konuşabilmesi sağlanabiliyor ister de yalnızca kurulu olduğu bilgisayarın üstüde koşan diğer sanal bilgisayarlarla konuşması sağlanabiliyor. Windows işletim sistemleriyle alakalı bir sorun yaşamadım kullanırken ancak Linux için ayn şeyi söyleyemeyeceğim. Denediğimiz Linux versiyonu hakkında şunu söylemeliyim ki; kurulumu rahatlıkla yapılabiliyor ancak network kartını tanımıyor. Doğruyu söylemek gerekirse çok da üstüne gitmedk ancak internette de aradığımızda herhangi alaklı bir kaynak bulamayınca Linux için döndük yine Sun'ın sanallaştırma çözümüne.

Genel olarak Hyper-V eğer Windows kullanacaksanız harika bir çözüm.

ASP.NET MVC 2.0 Beta hakkında.

by oozturk 3. September 2009 11:12

Selamlar,

ASP.NET MVC 1.0 kullananlar bilir, getirdiği o kadar güzel şeyler var ki vazgeçmesi çok güç ancak büyük uygulamalar için çok daha fazla geliştirilmesi gerekiyor, çok eksiği var. MVC 2.0 Beta'nın sürüm notlarında gördüğüm kadarıyla geliştiricileri biz diğer meslektaşlarını dinlemişler ve bu özellikleri hakkıyla MVC'ye ekliyorlar. Beta olmasına rağmen harika yeni özelliklerinden ötürü hemen mevcut MVC 1. projelerini aktarmak istiyorum. Tabii konu iş olunca şakaya gelmiyor, karşımıza çıkabilecek her türlü problemi öceden görmek gerekiyor. Burada da sürüm notlarına güvenmekten başka çare yok (böyle dememden güvenmediğim anlaşılmasın, demek istediğim başka öngörülmemiş problemler çıkacaksa bunları yol alırken göreceğiz), daha önceden alışık olduğumuz gibi yine bayağı kapsamlı olarak nasıl MVC 1.0 uygulamalarının MVC 2.0 Beta sürümüe yükseltilmesi gerektiği sürüm notlarına eklenmiş.

Sürüm notlarında iki farklı izlenebilece yoldan bahsediliyor; biri bütün projenin MVC 2.0 Beta ile oluşturulmuş bir başka projeye tek tek kopyalanarak taşınması, diğeri ise mevcut proje'nin üzerinde referans ayarlarının değiştirilmesi gibi işlemlerle geçişin sağlanması. Bana birincisi - daha uzun süreceğini ve canımı sıkacağını bildiğim halde - daha garanti bir yol gibi geldi ve bir projemi öyle yükselttim. Hiçbir problem olmadan çalıştı ve yeni gelen o beklediğimiz özellikler de harika. Tabii şu anda ne olursa olsun beta, bunun anlamı daha sornaki beta sürümlerinde ya da tam sürümünde başka özellikler eklenebileceği gibi bu beta sürümünde barındırılan bazı özellikler çıkartılabilir ya da değiştirilebilir. Yani gerçek hayat projelerinde kullanmak için çok erken. Ancak sürece bu aşamada bir fiil eşlik etmek lazım ki konuya tam hakim olabilielim ve diğer gelecek sürüm için fikir üretip bunları geliştiricilerine iletebilelim. Bunu çorbada bizimde tuzumuz olsundan ziyade mevcut sürümde gördüğümüz eksikleri paylaşalım ki gelecek sürüm için yol gösterici olsun diye söylüyorum.

Tags: , , ,

MVC

Windows 7 deneyimlerim.

by oozturk 3. September 2009 09:34

Selamlar,

Windows 7'nin ön sürümlerini denerken zaman geçmek bilyordu resmen ama işte geldik bekleyişin sonuna. RTM (Release to manifacture) çıkalı neredeyse bir ay oldu. Msdn'e düşer düşmez çekip kullanmaya başladım ben de. Bu zamana kadar bazı deneyimlerim oldu, bunları paylaşacağım bu yazıda. Tabii başıma yeni şeyler geldikçe de bu yazıyı güncelleyeceğim.

Önceden bilgisayarımda Windows Vista Business 64-bit yüklü olduğundan ve Windows 7 Professional 64-bit'e geçmeyi düşündüğüm için sıfırdan kurulum yerine (clean install), kurulu sistemimi yükseltmeyi (upgrade) denemek istedim önce. Bunun için ilk adım olarak Windows 7 upgrade advisor beta sürümünü indirip bilgisayarımda çalıştırdım. Böylece uyum sorunu çıkartacak donanım ve yazılım listesine kavuşmuş oldum. Upgrade advisor'ın bulduğu yazılım sorunları arasında Visual Studio 2008 SP1'i görünce cidden çok şaşırdım. Netice de Visual Studio'nun 2010 versiyonu henüz çıkmamış olduğu için bu büyük bir sorun gibi gözüküyordu (neden geçmiş zaman kipi ile cümlemi bitirdiğimi aşağıda göreceksiniz). Bazı driver ve diğer yazılım uyumsuzlukları daha vardı tabii ancak bunlar çok da sorun gözükmedi gözüme. Bu Visual Studio uyumsuzluğu hakkında internette biraz araştırma yaptım ve zaten tartışılan bir konu olduğunu gördüm. İnsanların tecrübelerine göre windows kurulumunu upgrade ettiğinizde Visual Studio 2008 SP1 çalışmaya devam ediyor, sorun çıkartmıyor ancak eğer sıfırdan sistem kurarsanız Visual Studio'nun kurulumu çalışmıyormuş. Ancak biraz daha araştırınca onunda çözümü olduğunu okudum.  Bunun yanı sıra kullnıyor olduğum Eset Smart Security 4.0 64-bit ile uyum sorunu gözükmüyordu (yine geçmiş zaman kullandım ve sebebi yine aşağıda). Visual Studio ile ilgili tek sorun kurulum değil bu arada, SQL Server 2005'in Windows 7 ile çaılşma problemi gözüküyor ki SQL Server 2005 Express VS kurulumu içinde yer aldığı için bu da bir sorun (Visual Studio'nun yanına SQL 2005 Express kurmadığınız taktirde size mdf dosyası yarattırmıyor bu arada). Tabii bu da büyük bir sorun değil çünkü SQL Server 2008 kullanılabiliyor neticede.

Sıra kuruluma geldiğinde aklı başında bir insan olarak bütün bilgilerimin, ayarlarımın, vesairenin yedeğini almam gerekirdi ancak battı balık yan gider dedim ve bastım tuşa. Yükleme sırasında önce mevcut Windows kurulumu üzerinde bazı işlemler yaptı daha sonra bilgisayarı kapatım açıp devam etti kurulum. Toplamda 4 kere kapatıp açma ve 4-5 saat süren bekleyişin ardından tertemiz Window 7 karşında duruyordu. Bütün ayarlarım ve dosyarım olmaları gerektiği yerde duruyordu ve işte! beklediğim gibi Windows'a resmen can gelmişti! Cidden Windows 7, Microsoft'un söz verdiği gibi çok daha performanslı ve sistem kaynaklarını kullanırken cimri olarak çalışıyor.

Kurulum sonrasında hemen sağ altta yeni bir simge gördüm, Action Center. Gri parlak bir bayrak. Bana sistem ile ilgili sorunlar gördüğünü işaret ediyordu. Eset Smart Security 4.0 64-bit sorun çıkartmayacaktı güya, Firewall çalışmıyor ve Anti-virus sorunlu çalışıyordu. Ayrıca Eset'in Outlook plug-in'i yüzünden Outlook 2007 de bu plug-in'i disable etmeden çalışmadı. Yine biraz araştırma yaptım ve eset'in sitesinde konu ile ilgili bir yazı buldum. Eset'in sitesinde yaptığı açıklamaya göre sıfırdan kurulu Windows 7 sistemine Eset Smart Security kurulumu yaptığınızda sorunsuz çalışıyor ancak yükseltme yaptığınızda kaldırıp tekrar yükrar yüklenmesi gerekiyormuş. Ben de öyle yaptım ve tataa işte çalışıyor. Bu arada bu tür koruma sistemleri kurulumlarından sonra Windows defender'ı ya da kurulan koruma paketinin Windows Defender karşılığı sunduğu anti-spyware programından birini devre dışı bırakmak akıllıca çünkü her ikisinide çalıştırmak gereksiz yere bilgisayarı yavaşlatıyor. Ben Windows Defender'ı devre dışı bıraktım (Windows Defender bu arada daha önce Giant anti-spyware olarak vardı ve çok iyiydi, sanırım hala iyidir ama ESET'e çok güveniyorum). Eset'i tekrar kurduktan sonra Outlook da sorunsuz çalışmaya devam etti.

Gelelim Visual Studio'ya. Sorun yok. Çalışıyor. Evet, herşey çok güzel. Birkaç drive hariç. Eh onları da güncelleştirdim ve şu anda sorunsuz bir sistemim var. Windows 7 cidden çok iyi, tavsiye ederim.

Taskbar çok daha kullanışlı hale getirilmiş. Açılan programlar ufak simgeler olarak taskbar'a geliyor. Üstüne gelince o anki görüntüden thumbnail gösteriyor. Ayrıca internet explorer gibi birden fazla açtığımız uygulamalar da bir yerde toplanıyor ve üstüne gelince hepsinden thumbnail oluşturulup yanyana gösteriliyor. Bu thumbnail'ların üstüne gidince ekranda tam boy gösteriliyorlar, basarak seçince de o ekrana geçmiş olunuyor. Sanırım index'in ile ilgili iyi bir iş çıkartılmış çünkü birşey ararken hiç bekletmiyor. Grafik işlemleri çok başarılı ve çok performanslı. Mevcut çalışan programlarımla Windows Vista bilgisayarımı yei açtığımda 4GB ram'den geriye sadece 10mb ram kalıyordu ve şimdi Windows 7 ile bu rakam 1900MB (~2GB)'a çıktı yani çok daha az bellek gereksinimi var.

Gadgetlar artık masaüstünde rahatça dolaşıyor ve çok daha az yoruyor sistemi. Daha bahsedilecek çok şey var ancak şimdilik daha anlatmaya gerek görmüyorum. Konuyu toparlamak gerekirse Microsoft her sözünü tutmuş ve harika bir iş çıakrtmışlar, ilk defa bilgisayarım birden çok işi bir arada yapabiliyormuş gibi hissediyorum.

Normalde ortalıkta Windows ile alakalı "Hele bir service pack'i çıksın kurarız sonra!" gibi bir görüş vardı, bence Windows 7 ile bu aşılmış. Windows 7 sayesinde bir sonraki Windows sürümü çıktığında "Ne service pack'i bekleyelim? Ne gerek var? Hadi hemen kuralım!" diyerek kuracağımızı düşünüyorum. Bence Windows 7 bunu hak ediyor.

Tags: , ,

Windows 7 | Windows Vista

Windows Server 2008 üzerine nasıl Sharepoint Server 2007 kurulur?

by oozturk 19. August 2009 06:54

Windows Server 2003'den çok fazla sıkılmış olduğum için sanırım, Windows Server 2008 kullanıyorum artık. Hyper-V ile çok güzelce minik minik virtual serverlar elde ediyorum üstünde. Bunlardan birine de Sharepoint Server 2007 kurayım dedim ve elbette ki hemen sistem tarafından uyumsuzluk uyarısı aldım. Elbetteki diyorum çünkü ne zaman yeni bir işletim sistemine geçsem daha 10 gün önce çıkan programın bile uyuşma sorunu oluyor, demek istediğim dikkatli olmak lazım. Bunu böylece yazıyorum çünkü esasen hata bendeydi, elbetteki eski uygulamalarla sistem uyumsuzluğu olabilir ancak bunu kontrol etmek, bir program ya da sistemi kurmadan önce gereksinimlerini okuyup sonra kağıt üstünde kontrol edip en son kurulumu gerçekleştirmek lazım. Neyse, konumuza geri dönelim. Esasen bu sorun çok da önemli değil çünkü bu sorun ile karşılaşma sebebimiz elimizde service pack'e sahip olmayan bir sürümün bulunması. Hemen kurulumu en güncel service pack ile slipstream etmek lazım, adım adım yapalım.

En güncel service pack'i çekip aşağıdaki adımları takip etmeli.

1. En güncel service pack'in durumumuza göre x86 veya x64'ü çekilir (Ben bu yazıyı yazarken Office Servers 2007 SP2 vardı).

2. Kurulum cd ya da dvdsinin içinden Sharepoint Server 2007 kurulumu bilgisayarımızdaki boş bir klasöre çıkartılır (Örn. C:\share2007).

3. Bir Command Window açılıp, internetten indirilmiş olan SP dosyasının bulunduğu klasöre gidilir ve aşağıdaki komut çalıştırılır.

dosyadı.exe /extract:c:\share2007\updates

4. Kurulum bilgisayarımıza kopyaladığımız klasördeki setup.exe ile çalıştırılır, bu sefer sorun çıkartmayacaktır çünkü sp1 yeterli zaten sorunun engellenmesi için. Updates klasörüne atılmış olan dosyalar sayesinde kurulun sp2 ile kurulacağını biliyor ve problem ortadan kalkmış oluyor.

Bu arada kurulum sonrasında Sharepoint products & technologies configuration wizard'ın çalıştırılması gerekiyor. Burada da bir sorun yaşadım. IIS kurulu olduğu halde bana IIS kurulu olmadığını ve kurulması gerektiğini söylüyordu. Problem şudur; IIS 6 Compatibility rol özellikleri kurulmazsa IIS 7.0 kurulmuş oluyor yalnızca ve Sharepoint 2007 IIS 6.0 ile çalışmak için hazırlanmış. Bu yüzden IIS 6.0 uyumluluk işlevlerine de ihtiyaç duyuyor.

 

Bunları halledince ben problemsiz kurulum gerçekleştirdim, başka sorun ile karşılaşırsanız cevaplamaktan memnuniyet duyarım ya da karşılaştığınız sorununuza çözümünüzde varsa lütfen yazın ki çözümsüz problem kalmasın :-)

Tags: , , ,

Sharepoint | Windows Server 2008

Silverlight for mobile. Bence işin düzene girdiği yer burası.

by oozturk 11. August 2009 13:15

Selamlar,

Yaşadığımız dünyada artık onlarca farklı işletim sistemi, farklı farklı platformlar, farklı ebat ve işlevsellikte cihazlar, uygulamalar, vb.. kullanıyoruz. Eh, bu durumdan en çok da biz geliştiriciler etkileniyoruz haliyle. Tarihin bence en büyük sorusu şudur: "Bütün platformları nasıl destekleyeceğiz?".

Şu anda bunu okurken aklınıza "elbette java!" diye bir düşüncenin yoğun olarak bulunduğunu tahmin ediyorum ancak bir sorum var; java ile hem pc hem handheld ortak bir çözüm üretebiliyor muyuz? Ya Adobe flash ile? Hayır. Java'nın da Adobe Flash'ın da mobil ve desktop tecrübesi tamamen farklı kütüphanelerle gerçekliğe kavuşuyor. Oturup ayrı ayrı hazırlamanız gerekiyor, ayrıca her ikisinin de onca olgunlaşmış olmasına rağmen her alanda yoklar ve ayrıca oldukları yerlerde de az evvel belirttiğim gibi farklı hazırlıklar gerektiriyorlar.

Bir cevap doğuyor: Silverlight for mobile. Silverlight'ın kendi sitesi içinde yer alan mobil sayfasında okuduğum üzere, bir cevap doğuyor. Okuduğum kadarıyla öncelikle nokia s60 ve windows mobile için çıkartılacak sürümler mevzu bahis, daha sonra diğer platformlarında hemen peşi sıra geleceğinden çok eminim. Android, vb...

Zaten silverlight şu anda Windows ve Mac kullanıcılarının kullanabildiği bir platform, şimdi Silverlight for mobile ile mobil hayatımıza da giriyor! Peki az evvel haklarında yazdığım java ve flash'ın Silverlight'tan eksiği, burada bunca önemli bulduğum şey nedir? Silverlight ile geliştirdiğimiz uygulamalar direk olarak silverlight mobile ile de çalışacağı iddia ediliyor! Yani biz geliştiriciler istemci tarafında da sunucu tarafında da tek kod yazacağız ve heryerde çalışacak uygulamalara sahip olacağız! İstemci tarafında javascript ile beraber çalışabilecekken, sunucu tarfında istediğimiz şeyi kullanabilecek, istemciden silverlight for mobile ile geliştirdiğimiz uygulamalardan sanki normal bir masaüstü uygulamasından erişir gibi sunucu uygulamalarımıza erişebileceğiz.

Bu kimi işte ihalelere girmeyi sorun olmaktan çıkartacakken, kimi durumda farklı cihaz altyapıları ve farklı işletim sistemleri kullanan daha fazla kullanıcıya erişim anlamına gelecek.

Henüz bir sürüm sunmamış olmalarına rağmen bu iddialı yazı ile geri dönüşü olmayan bir yola girmiş bulunuyor Microsoft. Kesinlikle hiç geç kalmadan bu konuyu araştırmak ve silverlight becerilerimizi geliştirmek lazım.

Tags: , ,

.NET | Silverlight | Silverlight for mobile

Windows 7 RTM tarihleri açıklandı!

by oozturk 27. July 2009 11:41

Hepimizin pür dikkat beklediği haber nihayet yayınlandı! Farklı grupların farklı tarihlerde RTM versiyonuna erişebileceği açıklandı. Bu haberi Windows 7 Team Blog adresinden okuyabilirsiniz.

Genel hatlarıyla tarihler için şöyle diyebiliriz; IHV (Independent Hardware Vendor) ve ISV (Independent Software Vendor) olanlar 6 Ağustos'ta, OEMler bu tarihten 2 gün sonra, Volume License sahibi şirketler 7 Ağustos'ta, Microsoft Action Pack sahipleri 23 Ağustos'ta, TechNET ve MSDN aboneliği olan geliştirici ve IT profesyonelleri 6 Ağustos'ta, geri kalanı da 22 Ekimde Windows 7 RTM versiyonunu elde edebilecekler. Bunun yanı sıra Evde birden çok bilgisayarı olanlar 3 adet Home Premium versiyonundan oluşan Family Pack versiyonunu alabilecekler bu da bilgisayar başına çok daha ucuza gelecek.

Bu arada yukarıda verilen tarihler ingilizce versiyonu içinmiş, son kullanıcı hariç diğer bütün kullanıcı ve geliştiricilerin Ağustos ayında elde edebildiğini görmüşsünüzdür, diğer diller için ise 1 Ekim tarihi veriliyor. Yılbaşından evvel bilgisayar satın almaya gittiğimizde Windows 7 yüklü bilgisayarlar bizi bekliyor olacak gibi gözüküyor.

 

Windows Vista'ya göre çok daha performanslı ve çok daha az sistem kaynağı gerektiren Windows 7 aynı zaman da Windows Vista kullanırken sıkılmamıza yol açan çökmeler ve/veya kullanıcı izin ekranlarından olabildiğince arındırılmış ve güzel test edilmiş bir sistem. Sanırım ilk defa bir windows sürümünü, service pack'i çıkmadan gönül rahatlığıyla kullanabileceğiz. En azından ben kullanacağım :-)

Tags: ,

Windows | Windows 7

FMSS vs FMIS

by oozturk 15. July 2009 05:14

Şu sıralar microsoft teknolojilerinden biraz uzak kalacağım ve sanırım bu benim gelişimim için gerçekten çok önemli bir durum olacak. Çünkü ortaya bir sonuç çıkartmak için mecuren bildiğim tek yol olan .net'i seçmek yerine, birden çok bildiğim yol arasından o durum için daha pratik ve daha kullanışlı olanını seçebileceğim artık. Şu sıralar adobe firmasının dünyaya kazandırdığı işlerle ilgileniyorum.

Flash deyip, actioscript deyip geçmemek lazımmış meğer. Esasen şaka bir yana RIA konusunda Adobe'un ürettiği, AIR başta olmak üzere, çok ciddi uygulamalar ve diller, kütüphaneler var.

Benim Adobe firmasının yaptıklarından çok geç haberim oluyordu çünkü hiç ilgilenmiyordum. Daha henüz birkaç gün önce Adobe'un media streaming server işine de çözüm getirdiğini öğrendim ve şu anda onu kurcalıyorum. İki gündür kafamı kaldırmadan geceli gündüzlü kurcalıyorum ve cidden çok başarılı buldum.

Şu anda ben bu yazıyı yazarken Adobe Flash Media Streaming Server'ın 3.5 versiyonu ve 3 farklı sürümü mevcut:

- FMSS: Flash Media Streaming Server

- FMIS: Flash Media Interactive Server

- FMDS: Flash Media Development Server

FMDS tahmin ettiğiniz gibi tamamen üstünde uygulama geliştirebilelim diye, biz geliştiricilere hitap ediyor. Bu sürümün kesinlikle bir zaman bombası yok yani istenildiği kadar kullanılabiliyor ve Interactive server'ın sahip olduğu bütün özelliklere de sahip. Yalnız tek kısıtlaması var; aynı anda ancak 10 bağlantı destekliyor. Bu sürüm ücretsiz bu arada.

-FMSS, yani Streaming server, üzerinde "Live" ve "Video On Demand (VOD)" adında iki uygulamayla geliyor ve bu uygulamalar birçok durumu kapsıyor esasen. Birden fazla server kurulumunu ve bunların takım halinde çalışmasını bu sürüm de destekliyor. Ancak server olmanın büyük avantajı olan programlanabilirlik ne yazık ki bu sürümde mevcut değil. Yani üstünde sahip olduğu iki uygulamayı, istediğiniz kadar çoğaltabilir, istediğiniz kadar kullanıcının farklı isim ve hizmetler olarak kullanmalarını sağlayabilirsiniz ancak modifiye edemiyor, performansını arttıracak bazı ayarlamaları yapamıyor ve uygulama seviyesinde ne yazık ki değişiklikler yapamıyorsunuz. Kendi uygulamanızı yazıp denediğinizde de ben ve diğer deneyenler gibi "Application is not signed" gibi bir hata mesajı alıyorsunuz.

- FMIS, yani Interactive server, üzerinde örnek olarak yine bu iki uygulama geliyor ancak bu sefer farklı olarak kendi scriptlerinizi yazabiliyor, bunları uygulama, server ve komple sistem bazında kullanabiliyorsunuz. Genel kısıtlamaları bir kenara bırakırsak FMSS'de olduğu gibi kısıtlamalara maruz kalmıyorsunuz  bu sürümde. FMIS her açıdan çok güçlü bir sistem ve çok geliştirilebilir bir sistem.

- FMES, yani Encoding server, adındanda anlaşıldığı gibi dosyaların formatlarını değiştirebilen bunu FMS'in her sürümüyle uyumlu olarak yapabilen, katman olarak arada çalışabilen bir sistem. FMSler arasında en pahalı sürüm bu sürüm bu arada.

Yani eğer standart olarak üzerinde gelecek olan uygulamalar sizin işinizi görüyorsa, ölçeklendirme sınırları da projenizi zorlamayacaksa kesinlikle FMSS çok uygun fiyatlı, marifetli, kolay ve güvenilir bir sürüm gibi gözüküyor. Yok eğer kendi server scriptlerinizi kullanmak isterseniz, standart uygulamalar size yetmiyorsa, tek çareniz var FMIS. Bu durumda hem maliyet cidden artıyor hem de lisanslaması FMSS'e göre daha farklı. Ancak FMIS'e gerçekten ihtiyaç duyacak bir projeniz varsa, sanırım bu maliyetlere değecek bir fikriniz var demektir. Yani eğer fikir tercihiiz doğruysa kesinlikle yine FMIS'de tercih edilmesi gereken bir sistem.

 

Peki bunca para vermek böyle bir sisteme sahip olmak adına doğru bir adım mıdır? Daha ucuz ya da bedava alternatifi yok mudur?

Red5 diye bir proje var esasen, hem bedava hem de daha verimli çalıştığı iddia ediliyor. Ancak ben şahsen, ciddi bir proje için böyle bir ihtiyacım olsa, beni iki gün sonra yarı yolda bırakmayacak, canı sıkıldığında mail'larıma cevap vermemezlik etmeyecek dünyaca bilinen bir firmanın ürününü tercih ederim. Neticede onlar da bu uygulama için çok büyük efor sarf ediyorlar ve projelerinden hem beklentileri var hem de yeni versiyonlarında düzeltmeleri gerkenleri öğrenmek adına mutlaka biz geliştiricileri dinlemek zorunda kalıyorlar. Bu sebeple Adobe ürünü olan FMS benim tercihim olacaktır.

Tags: , , , , , ,

Adobe FMS | Media Streaming

Microsoft Groove vs Microsoft Sharepoint

by oozturk 10. July 2009 16:26

Çalışma arkadaşlarımızla beraber aynı bilgileri paylaşacağımız bir "ortak alan" ya da bir başka deyişle "çalışma alanı" kullanmamız gerekse neyi kullanmamız daha doğru bir tercih olacaktır?

Çalışırken bir iş ile alakalı olarak insanlarla haberleşmek için birden fazla iletişim kanalı kullanıyoruz. Eskiden olsa dökümanlar ve telefon seçenekleri sayabileceğimiz yegane seçenekler olabilirlerdi ancak artık e-posta, anlık mesajlaşma uygulamaları (live messenger, yahoo messenger, vs..), ofis dökümanları, telefonlar, vs.. Gördüğünüz gibi bütün bilgiler dağınık olarak farklı ortamlarda bulunuyor. Bunların hepsini ve daha fazlasını bir arada tutabileceğimiz platformlardan ikisi groove ve sharepoint. Tekrar soralım; peki hangisini seçmeli?

Sharepoint web tabanlı olmasından dolayı kendine has bazı iyi özellikleri var, bağlanılabilecek herhangi bir ağ üzerindeki herhangi bir bilgisayardan sharepoint'i kendi kullanıcı adımız ve şifremizle kullanabiliriz. Ancak bu genelde kapalı ortamlarda (intranet gibi) kullanmayı seçmemize de sebep oluyor. Ne demek bu? Güvenlik açısından iş detaylarına herkesin ulaşmasını istemeyiz, şans eseri de olsa kullanıcı adı ve şifre ile girilebilien herhangi bir site çok da güvenli olmuyor malesef. Ayrıca offline (çevrim dışı) çalışma imkanı sunmuyor olması da cabası. Yani bağlanamadığınız bir ortamdayken güncel olayları takip etme ya da bilgi ekleme / güncelleme şansımız olmuyor. Özellikle dünyanın diğer ucundaki insanlarla bir arada çalışılıldığı şu zamanlarda kullanmayı daha da çok tercih ettiğimiz dizüstü bilgisayarların taşınabilir ve heryerde kullanılabilir olmasının da bu bağlamda pek anlamı kalmıyor, aynı sebepten ötürü uzağımızda olan insanların bu platforma ulaşmalarının sağlanması da aynı şekilde, güvenlik sebebiyle, tercih sebebi olmaktan çıkıyor.

Groove ise microsoft office ile beraber gelen bir program ve bir arada çalışması gereken her türlü takımın kullanmak isteyebileceği bir uygulama. Uzak, yakın demeden mesafe gözetmeksizin kullanabileceğimiz bir platform. Özellik olarak sharepoint'ten neredeyse eksik kalır yanı yok. Nasıl ki sharepoint'in yetmediği yerde üzerine integre edilecek ek uygulamalar geliştirmek mümkünse aynı şekilde groove için de groove sdk sayesinde .net platformunda herşeyi geliştirmek ve uygulamak mümkün.

Müşteriler gibi dış ortamdan katılması gereken katılımcıların rahatlıkla ulaşmalarını sağlamak mümkün, herhangi bir açık da bırakmaya gerek kalmıyor.

Peki illaki ikisinden birini tercih mi etmeli, aynı şeylere mi hitap ediyorlar. Yukarıda da anlattığım gibi, her ne kadar özellikleri çok da farklı olmasa da esasen hitap ettikleri uygulama alanları tamamen farklı olduklarından ötürü ikisindne birini tercih etmek hem duruma bağlı olarak değişir hem de belkide her ikisini de beraber kullanmak daha iyi bir çözüm olabilir.

Evet, Sharepoint ve groove birbirine entegre çalışabiliyorlar. Bu da iç haberleşme ve çalışma alanı olarak sharepoint kullanırken, dış kaynak ve diğer insanlarla groove ile istenilen bilginin istenilen formatta paylaşılmasını mümkün kılıyor. Demem o ki; ikisinden birini seçip bir diğerinin kendine has iyi özelliklerinden vaz geçmeye hiç gerek yok, her ikisinide kullanarak ortaya iyi bir sinerji çıkartılabilir.

Bu konuda bazı kaynakları da paylaşmak isterim.

http://blogs.technet.com/groove/archive/2007/03/09/groove-vs-sharepoint.aspx

http://blogs.msdn.com/sharepoint/archive/2008/03/31/groove-vs-sharepoint-no-think-groove-and-sharepoint.aspx

http://www.andrewconnell.com/blog/archive/2005/07/31/1829.aspx

 

Ayrıca groove ve sharepoint entegrasyonu ile alakalı aşağıda linkini sunduğum dosyayı da incelemenizi öneririm.

Microsoft Office 2007 Document: Groove and SharePoint Integration

Tags: , , , ,

Sharepoint

Hakkımda...

Aklıma gelen sorunlara çözümler yazmaya çalışıyorum burada. Eğer çözümünü yazmamı istediğiniz sorunlar varsa,  bana e-posta atın :-)

 Iyi kodlamalar..

RecentComments

Comment RSS

Tag cloud